Pardus... Özgürlük İçin...
<


Dün büyük kitapçılardan birinde amaçsızca dolaşıp yeni çıkmış kitapları kurcalayıp, fiyatlarına bakıp homurdanırken, genelde yanlarından sadece yavaşlayarak geçtiğim "Bilgisayar Kitapları" reyonunda bir kitap gözüme ilişti : Linux ve Robotik. D. Jay Newman'ın Alfa Yayınları tarafından çevirisi yapılıp yayınlanan kitabı "kendi robotunu kendin yap" kitaplarından ve kendi robotunu yaparken kullandığın işletim sistemi de tabiki Linux...

Çeviri kokan bilgisayar kitapları konusunda belli bir önyargım olsada, kitabı aldım. Akşam evde şöyle bir göz gezdireyim dedim ve gecenin bir yarısında kitabı okumuştum.

Her ne kadar kitabın girişinde yazar okurunun daha önce robotlarla uğraşmış olacağını beklediğini söylesede, kitap robotlar dünyasına giriş yapmak isteyen, bu konuda çok fazla bilgisi olmayan kişiler için biçilmiş kaftan. Donanım ve yazılım olarak nelere ihtiyaç duyulacağını, çok fazla detaya girmeden tanıtıyor. Bundan sonra eğer detaya girmek isterseniz nerede arayacağınızı biliyorsunuz...

Kitap genel olarak her Alfa kitabında olduğu gibi bazı redaksiyon problemleri taşıyor ama göz gezdirmiş olduğum ( okumak pek mümkün değildi ) diğerler bir kaçı kadar değil. Eğer ilginizi çeken bir konu ise ve Türkçe bir şeyler okumak istiyorsanız tavsiye ederim.

Yok ben kitap okumak değil doğrudan robot yapmak istiyorum diyorsanız bazı projelerin bağlarını sıralayayım : Open Automation Project, LEAF Project. Ayrıca donanım desteği için Zagros Robotics 'i ziyaret ederek başlaya bilirsiniz...

Kişisel olarak ne kadar tavlanmış olursam olayım sanırım önce Mindstorms NXT ile oynayacağım...

/p>
< <
Perşembe, Cuma günlerini de içine katarak geçtiğimiz hafta sonu küçük bir yaz kaçamağı yaptık.

Bu Bozcaada'ya yaptığım dördüncü ve en uzun ziyaret oldu. Daha önceki seferler, ziyaret süreleri kısa olduğu için dinlenmekten daha çok yorulmuştum. Bu seferden sonra en az 4 günlük geziler yapılması gerektiğine kani oldum.

Ada bilmeyenler için belirteyim Türkiye'nin önemli üzüm ve şarap merkezlerinden birisi. Son yıllarda tanınmanında etkisi ile yerli üzümleri Karalahna ve Vasilakis'in dışında üzünler de yetiştirmeye ve şaraplarını üretmeye başlamışlar. Fakat benim tercihim kesinlikle Karalahna'dan yana...

Adanın turizm açısından tanınmaya başlamasının da etkisi ile ilk gittiğimiz sene yaşadığımız yer sorunu yok. Çarşı içinde hemen her ev pansiyon olarak işletiliyor. Sırası gelmişken, Cenk Ev Pansiyonu'na, Şerefettin ve Nuray'a bir daha teşekkür ederim. Bizi çok iyi ağırladılar. Özellikle akşam üzeri çayları çok makbule geçti.

Özellikle Ağustos sıcakları bastırdığında Bozcaada'ya gidilmesini tavsiye ederim. Her yer sıcaktan yanarken ada püfür püfür eser, deniz suyu ise kar suyu kadar soğuktur...
/p>
Kaç zamandır inatla bir sevdayı sürerim,
Bilinmedik yüzünde balkıyan sis pençesi.
Yolları ezberden ben hep ona giderim,
İçimde düğüm düğüm bir bozlak cerbezesi.

Sahi o bozlağı ben ilk nerde duymuştum?

Ben ki çağdışı bir uyumsuzluk delisi,
Kendi ipimi belki kendim çekerim.
Gölgeme dadanmış bir tuhaf güz kedisi,
Her yere peşimden onu da sürüklerim.

Sahi o kediyi ben ilk nerede görmüştüm?

Durmadan garlara, garajlara düşerim,
Gayri bilmem ne olur, size kalmış gerisi.
Adıma arasıra törenle mum dikerim,
Ölümüme gönülden bir merhaba yenisi.

Sahi o ölümü ben ilk nerede ölmüştüm?

Metin Altıok - Bozlak Kedi ve Ölüm
2 Temmuz 1993
/p>