Pardus... Özgürlük İçin...
<
Bugünlerde yazamıyorum. Kelimelerim mi tükendi? Yazacak bir şey mi kalmadı? Hayır, daha söyleyecek, anlatacak çok şeyim var. Yazmadığım sürede bir dolu şey yaptım, üzüldüm, sevindim, öfkelendim. Yani sizin anlayacağınız yaşıyorum fakat bir türlü yazamıyorum. Ben aslında yazdığım çoğu şeyi, otobüs, minibüs içinde, evden işe, işten arkadaşlarımla buluşmaya giderken yazarım. Bunları aklımda oluşturur, küçük defterlere not alırım1. Ama projelerimi tasarılarımı da çoğu zaman aynı süreçte yaparım. Yeni bir yazılım için düşünürken, yeni bir yapı kurgularken ya da "acaba hafta sonu parti yapsak mı?" gibi kararları da çoğu zaman yolda veririm2. Bugünlerde ise düşünecek o kadar fazla şeyim var ki yol kısa geliyor. Tabiki karar verilmesi gereken bazı şeyleri ertelemek istediğim için de yolları kitap okuyarak geçiştirince, geriye geçiştirilmiş, ertelenmiş işler kalıyor. Yol üzerine düşündüğümde yıllardır tekrar takrar okuduğum Oruç Aruoba'nın Yürüme'si gelir aklıma. İşte ordan bir bukle kuple :
Yol, kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir. Kendi yerini yerleşiklikte bulamayan kişi, onu yolculukta arar.
Not 1 : Bakınız : Molesikin, Moleschino. Not 2 : Tahmin edeceğiniz üzere bu yaznında önemli bir kısmını yolda hazırladım. Ek 1 : bukle değil kuple imiş. Uyarısı için Burak'a teşekkürler.
/p>
<

<6yorum:

<< Geri dön

< <